ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:







Oburluk Çağı
Felsefe ve Politik-Psikoloji Denemeleri
Yıldız SİLİER
Fiyatı: 12.00 TL
Yaşadığımız çağın çelişkilerini yansıtan bir resim: sürekli sıkılan ve yeni oyuncaklar talep eden obur büyükler ile hiç oyuncağı olmayan, zamanından önce büyümüş aç çocuklar. Aynı dünyada bambaşka hayatlar; vitrindekiler ve çöplüktekiler... Bu resim, Oburluk Çağı’nın hareket noktası.

Yıldız Silier, geniş bir okur kitlesinin beğenisini kazanan Özgürlük Yanılsaması’ndan sonra, okurların karşısına yine çok ilginç bir kitapla çıkıyor. Silier, edebiyatın olanaklarıyla beslenen, sade ve akıcı bir dille kaleme aldığı kitapta, önce Kafka’nın bir öyküsünden yola çıkarak, otoriteye itaatin nedenlerine, özgürlüğü engelleyen içsel korkulara değiniyor, “hayatın anlamı”na dair soruları ele alıyor.

Ve yeni sorulara cevaplar arayarak ilerliyor:
Mutluluk fetişizmi bireyselliğin gelişmesini nasıl engelliyor ve bireyciliği nasıl körüklüyor? Kant, Marx, Mill ve Sartre’dan ilham alarak eleştirel ve nesnel ahlaki değerlerin kavramsal çerçevesini oluşturabilir miyiz? Marx’ın yabancılaşmanın aşılması hedefiyle, varoluşçuların sahicilik özleminin temelinde hangi farklı bireysellik anlayışları yatıyor? Postmodernizm, farklı “akıl” ve “ilerleme” kavramlarını birbiriyle karıştırarak, kapitalizmin yol açtığı yıkımları nasıl Aydınlanma’ya yüklüyor? Tarih içinde kadınların ana tanrıçalıktan paryalığa düşmesi ve "evcilleştirilmesi" nasıl gerçekleşti? Annelik deneyimlerinin, “annelik ideolojisi”nin kısıtlayıcı etkisinden kurtulup özgürleştirici bir potansiyel içermesi mümkün mü? Narsist bireylerin, özgürlüğü kuralsızlık ve sınırsızlıkla ilişkilendirmesiyle, tüketimciliğin oburluğu erdem haline dönüştürmesi arasında nasıl bir bağlantı var? Dünyayı yöneten şirketlerin, insanları da kendi suretlerinde biçimlendirmesiyle, “deforme” olmuş bireylerin kaynağındaki “irrasyonel” sistem nasıl doğallaştırılıp görünmez hale getiriliyor?
Kitap No : 110
ISBN : 978-604-5541-13-2
Sayfa Sayısı : 192
Baskı : 2. Baskı, Aralık 2014, İstanbul
Düzeltme : Nurten TUÇ
Yayın Yönetmeni : Hayri ERDOĞAN
Kapak Tasarım : Savaş ÇEKİÇ
İç Tasarım : Savaş ÇEKİÇ
Sayfa Düzeni : Gönül GÖNER

Yorumlar
Deneme; usun bileyi taşı...
M. Sadık ASLANKARA
Nusret Hızır'dan, Macit Gökberk'ten başlayıp, Nermi Uygur'la Selahattin Hilav'la, Cemal Yıldırımla, Hüseyin Batuhan'la süren, Bilge Karasu'dan Füsun Akatlı'ya nicesiyle günümüze uzanan azımsanmayacak sayıda bir felsefeci-denemeci öbeğine sahip olduğumuz kesin de, böyle bir göreneğimizin bulunup bulunmadığı tartışılabilir herhalde yine de... Ioanna Kuçuradi, Afşar Timuçin, Vecihi Timuroğlu, Betül Çotuksöken, Oruç Aruoba, Gürsel Korat gibi adlardan sonra bu halkaya Yıldız Silier'in de...
devamı...
Hangi Çağda Yaşıyoruz?
Mehmet AKKAYA
Yirminci yüzyılın başlarında yukarıdaki soruya sosyalist cepheden verilen cevaplardan biri Lenin’e ait. Ona göre yirminci yüzyılda emperyalizm ve proleter devrimler çağında yaşıyorduk. İlerleyen yıllarda, bu çağ analizini, devrimlerin Doğu’ya kayması üzerine “kurtuluş hareketleri çağı” mealinden saptamalar izledi. Gerçekte bu saptamalar bir bakıma makro dünya için söz konusuydu ve doğruydu. Birçok düşün ve bilim insanı bunun içini, mikro alanlara yönelerek doldurmayı denedi, bu deneme çabaları...
devamı...
Karnı tok ruhu aç orta sınıflar bana batmaya başladı
soL-Kadın
Yıldız Silier yeni kitabını neden yazdığını açıklarken "kendisiyle gereğinden çok uğraşan ama dünyadaki gerçek sorunlara ilgisiz ve alaycı yaklaşan, bir türlü tatmin olamayan, karnı tok ama ruhu aç olan orta sınıftan insanlar bana iyice batmaya başladığı için, 'çağın ruhu'nu ele almaya çalıştım" diyor. Yıldız Silier’in son kitabı “Oburluk Çağı, Felsefe ve Politik-Psikoloji Denemeleri” de başka okumaların peşine düşürecek türden bir kitap. Silier ile son kitabını ve Türkiye’yi...
devamı...
Hayatı oburca atıştıranlar
Sebla KUTSAL
Silier, “ayak üzeri atıştırmak” sözünün, çağın ruhuna dair bir metafor olarak da okunabileceği kanısında: “Hayatlar internette sörf yapar ya da televizyon zaplarmış gibi yaşanıyor. Bizi her yandan kuşatan alışveriş merkezleri, medya ve reklamların etkisiyle iştahımız artıyor, ama tat alma duygumuz köreliyor.” Son kitabı “Oburluk Çağı” kısa bir süre önce yayımlanan, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü akademisyenlerinden Yıldız Silier, “gözü doymayan günümüz insanı”nın içine düştüğü çağdaş...
devamı...
Aç Gözünü Açgözlü!
Sebla KUTSAL
Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü akademisyenlerinden Yıldız Silier, son kitabı 'Oburluk Çağı'nda, seri üretilen narsist bireycilerin yaşadığı yanılsamayı gözler önüne sererken; mutluluk ve başarı fetişizminden özgürlük yanılgısına, asla doymayan ruhlarımızın içinde sallandığı boşluktan kültür endüstrisinin popüler yalanlarına kadar birçok önemli konuya değiniyor. Eğer yeterince büyük bir yalan uydurur ve sürekli tekrarlarsanız, sonunda insanlar buna inanacaktır. Çağımızın en büyük...
devamı...
Kitaplar
İzzettin ÖNDER
Kitap fuarı, yerinin uzaklığına rağmen, çok önemli ve yararlı bir kültürel faaliyettir. Kitap fuarına gidenlerin, iddia edilenin aksine, o kalabalığa ve iç bunaltıcı ortama gösteriş için girdiğini hiçbir zaman düşünmedim. Umarım, ileride fuar bölgesine dek uzanan raylı sisteme kavuşuruz ve böylece belediyenin sağladığı otobüs servisinin sıkışıklığını yaşamayız ya da, aynı sıkışıklık raylı sistemde de oluşsa, hiç değilse, eziyeti daha kısa süre çekeriz. *** Kitap aydınlanma aracıdır!...
devamı...
Kafka'nın tarif ettiği obur çağ
Kaya GENÇ
Yıldız Silier’in yeni kitabı ‘Oburluk Çağı’nda “sadece aynı jargonu kullanan/taklit eden küçük bir grup insanın anlayabildiği ‘yepyeni’ kavramlar icat ederek, anlaşılmazlık kisvesi altında çok derin şeyler söyledikleri izlenimini yaratıp takdir toplayan” filozoflar, günümüzün sorunlarının analizcisi veya dönüştürücüsü değil, bir parçası olarak ortaya çıkıyorlar. Silier’in pek çok cephede birden savaştığı denemeleri, onun kişisel öyküsüyle de içiçe giriyor: Oğlu Çınar, kitabın (yazım pratiğinin)...
devamı...
Kavramlarla derdi olanlar için yazmak
Volkan Alıcı
İlk kitabınıza kişisel bir yolculuk öyküsüyle başlamıştınız. İkinci kitabınızın girişinde de benzer bir yöntemi kullanmışsınız. Yazılarınızda ele aldığınız kavramları incelerken yoğun ve ağdalı bir dil yerine, anlaşılır bir dili tercih ediyorsunuz. Bununla birlikte incelemelerinizde edebiyat ve sinemadan da yararlanıyorsunuz. Üslup tercihinize, “İnsanın eğilim duyduğu felsefenin onun mizacıyla ilişkili olduğunu düşünüyorum” diyerek bir açıklama da getiriyorsunuz ama biz bir de sizden...
devamı...

Website Security Test