ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:







Özgürlük ve Örgütlülük
Haluk YURTSEVER
Fiyatı: 18.00 TL
| Önsöz / Giriş
Nesnel örgütlülük gereksinimi ile reel emekçi-halk örgütlenmeleri arasındaki mesafe açılıyor. Neden? Bu kitap, "neden?" sorusuna bugünden düne, dünden bugüne gidip gelmelerle yanıtlar bulmaya çalışırken, "bugün nasıl?" konusuna da giriyor.

Toplumsal mücadelede iniş çıkışlar, güneş tutulmaları hep olmuştur. Onlardan birinden geçiyoruz. Dönem, kendi aklını, "siyaset ve örgütlülükten kaçış" teorileri üreten aydınlarda başka türlü, bir yenilgi döneminde mücadelesi ve araçları etkisizleşen emekçilerde başka türlü üretiyor.

Siyasetten ve örgütlülükten uzaklaşmanın bir ucunda; devrim, sosyalizm ve yeni toplum kuruculuğu zincirindeki tarihsel siyaset ve örgütlenme pratiklerimiz, bunlardaki çok ciddi sorunlar, emekçiler açısından bunların yarattığı sorular ve bilinçaltı sorgulamalar var. Bugün, halk kitlelerinin siyaset ve örgütlülükten uzak durmaları gerçeğini yalnızca emperyalizmin gücüne, propaganda bombardımanının etkisine, örgütlülükten kaçış teorilerine bağlayamayız. Bunlar var ve etkili olduklarından kuşku yok. Ancak, durumu anlamak ve değiştirmek için, eleştirel bakışı kendimize, solun siyaset, örgütlülük teori ve pratiğine de çevirmek zorundayız. Bu alanda, ciddi, temelli bir sorgulama ve yenilenme yaratmadan toplumsal kurtuluş amacına denk düşen bir örgütlü siyaset pratiği gerçekleştirmek olanaklı görünmüyor.

Kitap No : 19
ISBN : ISBN-978-9944-122-10
Sayfa Sayısı : 400
Baskı : 1. Baskı, Nisan 2007, İstanbul
Düzeltme : Serkan DURAK
Yayın Yönetmeni : Hayri ERDOĞAN
Kapak Tasarım : Savaş ÇEKİÇ
İç Tasarım : Savaş ÇEKİÇ
Sayfa Düzeni : Gönül GÖNER

Yorumlar
Aybar'a Saygı
Güray ÖZ
O yıllar gençliğimizin damarlarımızda deli gibi aktığı yıllardı. Bizim kuşağın ilk kurbanı Vedat Demircioğlu 'dur. Türkiye İşçi Partisi ve Fikir Kulüpleri Federasyonu üyesiydi. 1968'in temmuzunda Teknik Üniversite yurdunda dövülüp pencereden atılarak öldürüldü. Demircioğlu için sembolik bir cenaze töreni düzenledik. Babıâli'ye, Vilayet'e doğru yürüdük. Polis önümüze çıkınca caddede yere oturduk. Sonra hepimizi alıp götürdüler.

Vedat için 28 Temmuz'da TİP İstanbul il binasında...
devamı...

Website Security Test