ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:



Bütün Kitaplar << 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33
Kardeş Evi
Fahri ERDİNÇ
Kardeş Evi romanı, Fahri Erdinç'in yazgı adamlığı kimliğine giden yolda, önemli bir başka kesit. Daha önce Acı Lokma romanıyla sunduğu 30 yıllık yaşam dilimine, Kardeş Evi romanında, yurt dışına çıktıktan sonraki 20 yıllık bir yaşam dilimini daha eklemiş oluyor.
Ama yaşamöyküsünün bu kesimi dile gelirken, kaldığı yerden gelişimini sürdüren sanatsal ve siyasal bir kimlik onun yalnız kendi yaşamına özgü ayrıntılarla sergilenmiş olmuyor, kişisel oluşumunun yanı sıra, bir yandan da Soğuk Savaş koşulları içindeki bir dünyanın yansımalarına, bu koşullarla birlikte yeni kurulmakta olan sosyalist bir toplumun sorunlarına tanıklık etmemizi sağlıyor. Dil ve anlatım...
Batı Diye Diye
Daniela DAHN
İki Almanya'nın birleştirilmesinin yüzeyde yarattığı şamata çoktan bitti; şimdilerde dipten yükselen hayal kırıklığı konuşuluyor. Doğu Almanya'nın eski yurttaşları yeni düzeni kabullenmekte zorlanıyor ve hoştnutsuzluklarını artık gizlemiyorlar. Batılılar "doğu inadı" adını veriyorlar buna. Onlara kalırsa, "geçmişin hesabını görme işini bloke eden, geçmişte olanları nostalji ile güzelleştiren ve böylece merakı ve açıklığı engelleyen bir aldatma manevrası" ile karşı karşıyalar. Ne var ki geçmişin hesabını vermeye, pişmanlık duymaya ve itiraf etmeye zorlananlar sadece Doğulular. Batı yargıçları çıkarıyor, Doğu ise sanıkları. Batı, son olanağına dek verdiğini söylüyor. Doğu ise elinde avucunda...
Özgürlük ve Örgütlülük
Haluk YURTSEVER
Nesnel örgütlülük gereksinimi ile reel emekçi-halk örgütlenmeleri arasındaki mesafe açılıyor. Neden? Bu kitap, "neden?" sorusuna bugünden düne, dünden bugüne gidip gelmelerle yanıtlar bulmaya çalışırken, "bugün nasıl?" konusuna da giriyor.
Toplumsal mücadelede iniş çıkışlar, güneş tutulmaları hep olmuştur. Onlardan birinden geçiyoruz. Dönem, kendi aklını, "siyaset ve örgütlülükten kaçış" teorileri üreten aydınlarda başka türlü, bir yenilgi döneminde mücadelesi ve araçları etkisizleşen emekçilerde başka türlü üretiyor.
Siyasetten ve örgütlülükten uzaklaşmanın bir ucunda; devrim, sosyalizm ve yeni toplum kuruculuğu zincirindeki tarihsel siyaset ve örgütlenme pratiklerimiz,...
Edebi Portreler
Maksim GORKİY
Nâzım Hikmet'e, "Lenin'i anlamak demek inkılâbı Lenin gibi anlamak demektir" dizesini yazdıracak tartışma Maksim Gorkiy ile Lenin arasında geçiyordu. Bu tartışma neydi? Gorkiy, Dostoyevskiy'nin "Budala"sının sahnelenmesine neden karşı çıkmıştı? Tolstoy Dostoyevskiy'i neden okunamaz buluyordu? Bu ve daha pek çok sorunun yanıtını içeren kitapta Gorkiy'nin, döneminin edebiyat devleri hakkındaki değerlendirmeleri bir araya getiriliyor: Tolstoy, Dostoyevskiy, Çehov, Puşkin, Balzac, Anatole France, Knut Hamsun, Mark Twain, Paul Verlaine, Romain Rolland, Leonid Andreyev, Aleksandr Blok, Sergey Yesenin, Prişvin'e ilişkin canlıı betimlemeler, çarpıcı değerlendirmeler, ilginç...
Fransisco Sanctis'in Uzun Gecesi
Humberto COSTANTINI
Evli, üç çocuklu, klasik müzikten başka tutkusu olmayan, kendi halinde bir muhasebecinin hayatı, on yedi yıldır görmediği bir kız arkadaşından gelen telefonla nasıl değişir?
Cunta sonrasındaki yıllarını sürgünde geçiren Arjantinli yazar Humberto Costantini, oldukça kuşkulu ve asla beklenmedik bir görüşmeden yola çıkarak; okurlarını, Buenos Aires'in ışıklı caddelerine, uykusuz barlarına, korkunun kol gezdiği işçi mahallelerine sürüklüyor. Kahraman olmayı aklından bile geçirmeyen "kahramanımız"la, bu dev labirenti bir geceliğine arşınlarken, amansız bir ikileme, bir iç hesaplaşmaya da tanık olacaksınız.
"Francisco Sanctis'in Uzun Gecesi", soğukkanlı bir ustalıkla kaleme alınmış,...
Kapitalizme Reddiye
Alfredo SAAD-FILHO
Bilimsel Sosyalizmin Komünist Manifesto ile insanlığın önüne açık bir programla çıktığı 1848 yılından bugüne neler değişti dünyamızda?

Geçen zaman içinde oluşan değişiklikler, hele Sovyet blokunun çözülmesi ve kapitalizmin kendini yenileme yeteneği, Manifesto?da dile getirilen düşünce ve öngörüleri yanlışlamadı mı?

Öyle ya, aç gözlü serbest piyasacılar, sermayeye bağlanmış akademisyenler, ayrıcalıklı gazeteciler ve siyaset erbabı; sosyalizm öldü, kapitalizmden başka alternatif yok, deyip durmuyorlar mı? Onlara inanacak olursak; insanlar genetik yönden açgözlü olmaya programlanmıştır, kapitalizm bir doğa kanunudur ve çokuluslu sermaye haklıdır...

Kapitalizme...
Çöpten Kitap
Ali MERT

Hep aynı türden arka kapak yazıları okumaktan sıkılmadınız mı?

Birbirine iltifat düzen lobi, klik ve çevreler...

Birbirine top atan isimler, imzalar, sıfatlar ve bilmem neler...

Onların yetmediği yerde, L'Express, New York Times ve London Sometimes'dan "muhteşem" alıntılar, "olağanüstü" görüşler, "fevkalade" klişeler...

Siz de sıkıldıysanız tüm bunlardan, işte çöp önemli sorular:

  • Çok önemli personeller kimlerdir; ne yerler, ne içerler, nerelere pislerler?
  • Medyadaki enginarlar nelerdir; ne okurlar, ne yazarlar, nerelere yaparlar?
  • Tarihin çöp sepetinde bir isyan çıksa, devlet mi, yoksa Peter Drucker mı önde gider?
  • Günümüz...
  • Marx'ın Değeri
    Alfredo SAAD-FILHO

    "Kapitalizmin belalısı" Karl Marx'ın temel yapıtları ve özellikle de Kapital'i, çağdaş kapitalizmi anlamaya ve açıklamaya yeterli mi?

    Neoklasik iktisatçılar ve ister "neo" olsun, ister "post", liberaller bir kenara ayrıldığında; Marksizmin komşuluğunda yer alan yeni Hegelciler, Sraffacılar, postkeynesçiler, yeni Ricardo'cular, Yeni Yorumcular vb. geliştirdikleri eleştirilerle, onun kapitalizmi açıklama gücüne yeni bir şeyler katabildiler mi?

    Yoksa, Marksizmin asıl kaynaklarını ve yöntemini, Kapital'in temel kavram ve yaklaşımlarını öne çıkararak; çağdaş kapitalizmin görüngülerini, emeğin, değerin ve paranın bugünkü hallerini açıklamak mümkün mü?

    Filho'nun kitabı,...

    Kırmızı Karanfil
    Reşat ENİS (AYGEN)

    Kırmızı Karanfil, 1984 yılı başında yitirdiğimiz Reşat Enis'in son romanıdır ve ilk kez yayınlanmaktadır. Gerçek ile kurgunun iç içe geçtiği bu anı-romanda, yazarı yorulmazcasına gerçekleri yazmaya yönelten yaşam deneyimine, dönemin toplumsal ve siyasal çelişkileriyle birlikte tanık oluruz. Roman, yakın dönem İstanbul'unun tüm çarpıklıklarını katı bir gerçekçilikle, bir aydın gazetecinin eleştirel gözüyle okura sunuyor.

    Reşat Enis (Aygen), özgün bir romancımızdır. Toplumun alt katmanlarına yönelen dikkatiyle sosyal ve moral çarpıklıkları tüm çıplaklığıyla yansıtan bir tutum izlemiştir. Başta Attilâ İlhan olmak üzere, gerçekçi edebiyatçıların ve sosyal bilimcilerin göz önünde...

    Bütün Kitaplar << 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33

    Website Security Test