ANA SAYFA| HAKKIMIZDA| YAZARLARIMIZ| BASINDA YORDAM| ABONELİK| BİZE ULAŞIN
Yeni Çıkanlar
Kuram
Siyaset
Anı - Biyografi
Felsefe
Tarih
İktisat
Edebiyat
Emek Tarihi
Kadın
Çevre
Medya
Cep Kitaplığı
Manga / Çizgi
Bütün Kitaplar
Yayın Listesi
Kılavuz
İttifak Kartları
Varlık/Borç Kartları

KİTAP ARAMA





GİRİŞ

E-mail:

Parola:



Bütün Kitaplar << 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33
Aydınlık
Henri BARBUSSE
"Aydınlık", ünlü Fransız yazarı Henri Barbusse'ün, kişisel serüveninden de izler taşıyan romanı.
Fransız milliyetçiliğine ve genel olarak her türlü şovenizme keskin eleştiriler yönelten yazar, sistemin alt kademelerinde, yalıtılmış bir hayat süren küçük burjuva bir fabrika memurunun zihinsel aydınlanma sürecini anlatır.
'Savaş', 'kahramanlık', 'vatanseverlik' gibi kavramlarla cepheye sürülen yığınların kendi öz çıkarlarından nasıl uzaklaştırıldığını, cephede birbirini boğazlamak zorunda bırakılan her ulustan insanların aslında nasıl da birbirine benzediğini ve insanlığın kurtuluşunun da bu benzerlikten doğacak kardeşlik üzerinden gerçekleşebileceğini çarpıcı bir dille anlatıyor....
Alnında Mavi Kuşlar
Aysel ÖZAKIN
Çok değil, bundan 30 yıl önce yaşananlar, edebiyatımızda ne kadar yer bulabildi? 1970'li yılların Türkiye'sinde toplumsal mücadelelerin içinden geçenler, edebiyatımıza birçok katkı sundu ama o günleri gerçekten ne kadar anlatabildi?
1 Mayıs 1977'de Taksim'de yaşanan katliamın sonrasında, Aysel Özakın'ın kaleme aldığı "Alnında Mavi Kuşlar" Türk edebiyatının o döneme ve olaylara yönelen romanları arasında, hâlâ biricik yerini koruyor.
Olayların kenarında kalanlar, yakınları alanlara çıktığı için telaş duyanlar, alanları dolduranlar, alanlardan kaçanlar, Kazancı'ya sıkışanlar, direnenler, ölenler, yaşayanlar... Bunaldığı taşra ortamından özgürlük ve sanatsal duyarlık kaynağı olarak...
Medya ve Savaş Yalanları
Lenora FOERSTEL
Günümüzün siyasal-toplumsal yapısını kavramak açısından medya neden bu kadar büyük bir önem taşıyor?
Medya, hükümetle birlikte yönetici sınıf rolünü oynar. Peki bu rolün gerçekleşmesinde kullanılan entrikalar nasıl yaşama geçirilir?
ABD medyasının büyük başarısı olarak sunulan "Watergate Soruşturmaları"nın sulandırılması ve gerçeklerin örtbas edilmesinde ABD medyası nasıl kilit bir rol oynadı?
ABD medyasının öve öve göklere çıkarttığı Haitili "özgürlükçü din adamı" Aristide, iktidara geldikten sonra ABD taleplerini yerine getirmeyince nasıl bir anda "kana susamış bir devrimci" ve "beş para etmez bir sosyalist" oldu?
Yahudi düşmanlığı ve eylemleriyle geçmişleri lekeli...
Irak İşgalinin Perde Arkası
RUPE (The Research Unit for Political Economy, Ekonomi Politik Araştırma Birimi)
"Elinizde gerçekten değerli bir kitap var.
Bu kitapta, ABD'nin Irak'a, Ortadoğu'ya, giderek, bütün dünyaya yönelik hakimiyet saldırısının arkaplanı, bu saldırganlığın temel nedenleri ve dinamikleri anlatılıyor. Kitabı hazırlayan araştırma grubu, tarihsel bağlamı ve uluslararası konjonktürü içinde, sadece ABD'nin dünya hakimiyetine yönelik emperyalist planlarını açığa çıkarmakla kalmıyor, Irak'ın işgaline giden sürecin çok boyutlu bir tablosunu resmediyor. Kitapta, Amerikan saldırganlığının bu ülkeye özgü ekonomik/politik dinamiklerinden kapitalizme özgü yapısal nedenlerine; emperyalistler arası güç ilişkilerinden sömürgeci güdülerin sonuçlarına; uygulamaya konulan yöntemlerden...
Kardeş Evi
Fahri ERDİNÇ
Kardeş Evi romanı, Fahri Erdinç'in yazgı adamlığı kimliğine giden yolda, önemli bir başka kesit. Daha önce Acı Lokma romanıyla sunduğu 30 yıllık yaşam dilimine, Kardeş Evi romanında, yurt dışına çıktıktan sonraki 20 yıllık bir yaşam dilimini daha eklemiş oluyor.
Ama yaşamöyküsünün bu kesimi dile gelirken, kaldığı yerden gelişimini sürdüren sanatsal ve siyasal bir kimlik onun yalnız kendi yaşamına özgü ayrıntılarla sergilenmiş olmuyor, kişisel oluşumunun yanı sıra, bir yandan da Soğuk Savaş koşulları içindeki bir dünyanın yansımalarına, bu koşullarla birlikte yeni kurulmakta olan sosyalist bir toplumun sorunlarına tanıklık etmemizi sağlıyor. Dil ve anlatım...
Batı Diye Diye
Daniela DAHN
İki Almanya'nın birleştirilmesinin yüzeyde yarattığı şamata çoktan bitti; şimdilerde dipten yükselen hayal kırıklığı konuşuluyor. Doğu Almanya'nın eski yurttaşları yeni düzeni kabullenmekte zorlanıyor ve hoştnutsuzluklarını artık gizlemiyorlar. Batılılar "doğu inadı" adını veriyorlar buna. Onlara kalırsa, "geçmişin hesabını görme işini bloke eden, geçmişte olanları nostalji ile güzelleştiren ve böylece merakı ve açıklığı engelleyen bir aldatma manevrası" ile karşı karşıyalar. Ne var ki geçmişin hesabını vermeye, pişmanlık duymaya ve itiraf etmeye zorlananlar sadece Doğulular. Batı yargıçları çıkarıyor, Doğu ise sanıkları. Batı, son olanağına dek verdiğini söylüyor. Doğu ise elinde avucunda...
Özgürlük ve Örgütlülük
Haluk YURTSEVER
Nesnel örgütlülük gereksinimi ile reel emekçi-halk örgütlenmeleri arasındaki mesafe açılıyor. Neden? Bu kitap, "neden?" sorusuna bugünden düne, dünden bugüne gidip gelmelerle yanıtlar bulmaya çalışırken, "bugün nasıl?" konusuna da giriyor.
Toplumsal mücadelede iniş çıkışlar, güneş tutulmaları hep olmuştur. Onlardan birinden geçiyoruz. Dönem, kendi aklını, "siyaset ve örgütlülükten kaçış" teorileri üreten aydınlarda başka türlü, bir yenilgi döneminde mücadelesi ve araçları etkisizleşen emekçilerde başka türlü üretiyor.
Siyasetten ve örgütlülükten uzaklaşmanın bir ucunda; devrim, sosyalizm ve yeni toplum kuruculuğu zincirindeki tarihsel siyaset ve örgütlenme pratiklerimiz,...
Edebi Portreler
Maksim GORKİY
Nâzım Hikmet'e, "Lenin'i anlamak demek inkılâbı Lenin gibi anlamak demektir" dizesini yazdıracak tartışma Maksim Gorkiy ile Lenin arasında geçiyordu. Bu tartışma neydi? Gorkiy, Dostoyevskiy'nin "Budala"sının sahnelenmesine neden karşı çıkmıştı? Tolstoy Dostoyevskiy'i neden okunamaz buluyordu? Bu ve daha pek çok sorunun yanıtını içeren kitapta Gorkiy'nin, döneminin edebiyat devleri hakkındaki değerlendirmeleri bir araya getiriliyor: Tolstoy, Dostoyevskiy, Çehov, Puşkin, Balzac, Anatole France, Knut Hamsun, Mark Twain, Paul Verlaine, Romain Rolland, Leonid Andreyev, Aleksandr Blok, Sergey Yesenin, Prişvin'e ilişkin canlıı betimlemeler, çarpıcı değerlendirmeler, ilginç...
Fransisco Sanctis'in Uzun Gecesi
Humberto COSTANTINI
Evli, üç çocuklu, klasik müzikten başka tutkusu olmayan, kendi halinde bir muhasebecinin hayatı, on yedi yıldır görmediği bir kız arkadaşından gelen telefonla nasıl değişir?
Cunta sonrasındaki yıllarını sürgünde geçiren Arjantinli yazar Humberto Costantini, oldukça kuşkulu ve asla beklenmedik bir görüşmeden yola çıkarak; okurlarını, Buenos Aires'in ışıklı caddelerine, uykusuz barlarına, korkunun kol gezdiği işçi mahallelerine sürüklüyor. Kahraman olmayı aklından bile geçirmeyen "kahramanımız"la, bu dev labirenti bir geceliğine arşınlarken, amansız bir ikileme, bir iç hesaplaşmaya da tanık olacaksınız.
"Francisco Sanctis'in Uzun Gecesi", soğukkanlı bir ustalıkla kaleme alınmış,...
Kapitalizme Reddiye
Alfredo SAAD-FILHO
Bilimsel Sosyalizmin Komünist Manifesto ile insanlığın önüne açık bir programla çıktığı 1848 yılından bugüne neler değişti dünyamızda?

Geçen zaman içinde oluşan değişiklikler, hele Sovyet blokunun çözülmesi ve kapitalizmin kendini yenileme yeteneği, Manifesto?da dile getirilen düşünce ve öngörüleri yanlışlamadı mı?

Öyle ya, aç gözlü serbest piyasacılar, sermayeye bağlanmış akademisyenler, ayrıcalıklı gazeteciler ve siyaset erbabı; sosyalizm öldü, kapitalizmden başka alternatif yok, deyip durmuyorlar mı? Onlara inanacak olursak; insanlar genetik yönden açgözlü olmaya programlanmıştır, kapitalizm bir doğa kanunudur ve çokuluslu sermaye haklıdır...

Kapitalizme...
Bütün Kitaplar << 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33

Website Security Test