| Basında Yordam Kitap | 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 >> |
| İşçi sınıfının değişmeyen hikâyesi |
| Ertuğrul MAVİOĞLU |
| Paul Mason'ın 'Çalışarak Yaşamak ya da Savaşarak Ölmek' kitabı 'elveda proletarya' saçmalığına karşı güçlü bir tekzip gibi. Yazar, ezen ile ezileni ak ve kara tonlarında resmediyor gözümüzün içine soka soka... Eski dünya çöküyor. Yerküreyi kaplayan gece, kefenini paramparça ediyor. Şafak söküyor. Bugün halkın zaferiyle birlikte emeğin çağı başlamış oldu. Tüm dünyadan kardeşlerim, kanımız özgürlüğünüz için akıyor. Zaferimiz zaferinizdir. Ayağa kalkın! Şafak vaktidir!” Bu sözler, 1871... |
| devamı... |
| Türkiye Solunda Üç Tarz-ı Siyaset |
| Ertuğrul Cenk GÜRCAN |
| Bu hafta tanıtacağımız ilk eser, kısa süre önce Yordam Kitap'tan çıkan bir kitap: "Türkiye Solunda Üç Tarz-ı Siyaset". Akademisyen Mustafa Şener'in yazdığı kitap, Türkiye soluna tarihsel bir perspektiften bakıyor. Yazarın doktora tezini kitaplaştıran çalışma, dört ana bölümden oluşuyor: - Kuramsal ve Tarihsel Arka Plan - Yön-Devrim Hareketi - Milli Demokratik Devrim Hareketi - Türkiye İşçi Partisi Görüldüğü gibi, kitap, Türkiye solunun üç damarını birincil ve ikincil kaynaklar... |
| devamı... |
| Uzun Gecenin Bitmek Bilmeyen Şafağı |
| Tuğba ERİŞ |
| “Kitapçı Mendel”de Café Gluck’ın müdavimi kitap sihirbazı ve komisyoncusu Galiçyalı Yahudi Jacob Mendel’le tanışıyoruz. Her şeyi kartoteklere kaydeden kütüphanecilerin raflarını, kitapçıların depolarını onlardan çok daha iyi bilen Mendel, herhangi bir kitabın yazar, fiyat, yayınevi gibi bilgilerini ezberden söyleyebilen bir ayaklı kütüphane, bir bellek devi âdeta. Kahvehanenin tuvaletlerine bakan yaşlı Bayan Sporschil’den öğrendiğimize göre, güncel olaylarla ilgilenmeyen, gazete bile okumayan... |
| devamı... |
| Masaldan Romana |
| A. Ömer TÜRKEŞ |
| "Kral Fare" bir kent romanı; geçmişi ve geleceği, görünen modern yüzüyle görünmez kaotik yapısıyla Londra'nın romanı. Ve Jungle müziği tam da böyle bir kentin yarattığı imgelerin dayanılmaz seslerini taşıyor. Yayımlandığı günlerde Kral Fare, “İngiliz fantezisinde yeni ve şaşırtıcı bir ses”, yazarı China Miéville ise “gerçek bir büyücü, bir sihirbaz, bilim adamı ve şairin güçlü bir karışımı” tarzında övgülerle karşılanmış. Övgülerin abartılı olup olmadığına okuduğunuzda kendiniz... |
| devamı... |
| Peri masallarından kanalizasyona... |
| ntvmsnbc |
| Fantastik edebiyatın son dönemdeki önemli isimlerinden China Miéville'in 'Kral Fare' adlı romanı ilk kez Türkçe'de... Birileri, Saul’ün babasını öldürüyor ve suçunun cezasını çekmeyi Saul’e bırakıyor. Ancak kentin atıkları arasından çıkan bir gölge, cezaevindeki hücresine gizlice girerek Saul’ü özgürlüğüne kavuşturuyor. Bu gölgenin adı Kral Fare. Londra’nın görünen yüzünün arkasındaki gece dünyasında, kanalizasyonlarda ve varoşlarda, kokuşmuş mekânlarda dolaşarak, Saul, gerçek... |
| devamı... |
| Komünizm Matematik midir? |
| Önder ÖZDEN |
| 1908'in ufkundan koca gülüşlü çocuklar, 'kızıl yarının' maviliğine bakıp, motorları, daima ileri, geleceğin dünyasına sürüyorlardı. Henüz ufuk kızıla kesmemişse de tarihin lokomotifi oraya, kızıl ufuklara, yöneltilmeliydi. Oysa arada yenilgiler de vardı, 1905 gibi. Ancak dokuzyüzbeş, şimdiden bakıldığında arızi ve yenilgidir oysa dokuzyüzsekiz'in bakışına göre, 'yarın'ı kurmak bakımından, ancak ve ancak utku olabilirdi. Eğer ve çünkü Aleksandr Bogdanov 'Kızıl Yıldız'ı 1908'de yazdığında,... |
| devamı... |
| Spartaküs Benim! |
| Gülay ZAİM |
| İsa’nın çarmıha gerilişinden yüzyıl öncesi... Roma güçlü bir devlettir. Yaptığı savaşlar sonrası elde ettiği ganimetler ve köleler gücünü daha da artırır. Sosyal sınıf bölünmelerinin had safhada olduğu dönemler... Köleler bu dönemde, insanları eğlendirmek için kullanılıyor. Eğlence derken, köleler birbirlerini öldürmek için gladyatör okulunda eğitiliyor. Onlar dövüşüp canlarını verirken, izleyenler bundan zevk alıyor. Ölümden başka seçenekleri yok. Kurtulmaları için, Spartaküs adındaki liderin... |
| devamı... |
| Bir Zamanlar 'Emek' Vardı |
| Atilla ÖZSEVER |
| İşçi sınıfı hareketleri üzerine uzman olan Amerikalı profesör Beverly Silver, Emeğin Gücü isimli kitabında emek hareketinin geleceğini tartışıyor. Yazar, 1870-1996 yılları arasındaki 130 yıllık işçi hareketleri tarihini belli bir veri tabanı üzerinden analiz ederek şu iki temel soruya yanıt arıyor: 1) Küreselleşme sonucu dünya çapındaki emek ve işçi hareketlerinin benzeri görülmemiş bir yapısal bir zaafa uğrayıp uğramadığı ve bunun ücretler ile çalışma koşullarında bir dibe vuruşu meydana... |
| devamı... |
| 'Adım Marx, arkadaşımınki Engels' |
| Ender ÖZKAHRAMAN |
| İnsanlık, kendi tarihini yazmaya başladığından beri, karanlık ve kötücül yanları hakkında günah çıkarmaya meyilli bir tutum izlemiş, bu kötücüllüğün ve bencilliğin kökünü hiçbir zaman kurutamayacağını bildiği için nedamet getiren cümleler kurmayı sevmiştir. 16. yüzyıl başlarında Thomas More’un yazdığı Ütopya’yı saymazsak, o zamana değin toplumsal sınıflar arasındaki farkı sorgulayan, eşitsizliklerin nedenini araştıran kayda değer bir teori ne duyulmuş, ne de görülmüştür. Sosyalizm 19.... |
| devamı... |
| Bir Bolşeviğin “Ütopyası”: Kızıl Yıldız |
| Emre Tansu KETEN |
| İnsan sanatta, hayatın tüm imkanlarını kullanma ve uyum ihtiyacını, sınıflı toplumun kendisine veremeyeceği bu en kıymetli değerlere olan özlemini dile getirir. Bu nedenle, her gerçek edebi sanat eseri, insani açıdan yetersiz toplumsal gerçekliğe karşı bir protestonun dile getirilmesidir. (Lev Trotskiy) İnsanoğlu, tarih boyunca kurulu düzeni eleştirerek, daha adil ve insani bir gelecek arzuladı. 15. yüzyıldan itibaren, bu eleştiriler ve toplumsal gelecek tasarımları... |
| devamı... |

